Aysu Türkoğlu Bir Tarih Yazdı

Aysu Türkoğlu Bir Tarih Yazdı
Aysu Türkoğlu, İngiltere'nin Dover kentinden denize girdi. Fransa Cap Gris-Nez'den çıktı. Manş Denizi'ni 16 saat 28 dakikada geçerek tarih yazdı.

Bodrumlu yüzücü serin suları geçmeyi nasıl başardı?

Oldukça zor bir parkuru 16 saat 28 dakikada tamamladın. Günlerdir herkes senden bahsediyor. Sen ne hissettin o kulaçları atarken? Sadece karaya çıkıp bu parkuru tamamlamayı düşünüyordum. Çünkü, bunun için çok beklemiştim ve karşıma birçok engel çıkmıştı ama çalışmaktan vazgeçmedim. Aslında bir yıl önce Manş’ı geçecektim. Pandemi nedeniyle İngiltere, Türkiye’yi kırmızı listeye alınca ülkeye giremedim. Dört yıldır hazırlandığınız ve “artık tamam” dediğiniz bir noktada bir yıl daha bekleyeceğiniz söyleniyor. Bu benim için kolay olmadı. Sonra kendimi bir yıl daha her koşula hazırlıklı olmam gereken bir kafa tutuşa motive etmem gerekiyordu. Antrenmanlar ve diğer tüm süreç düşünüldüğünde bu kolay değil.

Bu bekleyişte seni en çok zorlayan neydi? Şimdi gelip o denizde yüzmenin zamanını istiyorsun. Son altı aydır o kadar hazırdım ki, pim çekildiğinde kendimi bomba gibi hissediyorum. Patlama anını beklemek zordu. "Lütfen şimdi gidelim, şu işi yapalım" modundaydım.

O an Dover'dan denize girdiğinizde neler yaşadınız?

Aslında bu yolda Manş denizini geçenlerin beklenmediği ve beklenmedik hemen hemen her şey oldu. Bir gün önce hava durumuna bakıldığında görülmeyen durumlar vardı. Denize girer girmez 1.5 metrelik dalgalarla boğuştum. Bu, en başından beri ekstra çaba sarf etmemi sağladı. Normalde antrenmanımda 11-12 saatte bitirmemi bekliyorduk ama olmadı. Bir geri akışa yakalandım. Zaman geçtikçe, bir kez yüzleşmek zorunda kaldığım gelgitin ikinci döngüsü başladı. Hızım 2,5 kilometre, akıntı 2 kilometreydi. Beni sürüklemeye başladı. Hal böyle olunca süre uzadı ve bitirmesi zorlaştı.

Sana eşlik eden ekipte kimler vardı?

Antrenörüm Bengisu Avcı, babam Mustafa Türkoğlu dahil olmak üzere, teknenin kaptanı, uluslararası hakem, sağlık görevlisi olmak üzere beş kişi vardı.

İşlerin ters gittiğini fark ettiğinde, bitirmek için kendine neler söyledin?

Benim spor ve mücadele anlayışımda vazgeçmek yoktur. Kendime hep dayan, pes etme dedim. En büyük korkum kaptanın “Hadi artık, bu saatten sonra bitirmen mümkün değil” diye karar vererek beni sudan çıkarmasıydı. Çünkü onların böyle bir yetkileri var. Sadece bunu düşündüm.

Ne zaman girdi hayatına yüzmek?

Bu ailemde var. Ablam da profesyonel yüzücü. Yarışlara gidiyor, madalyalar alıyor ve çok eğleniyordu. Elbette Bodrumlu olduğum için küçük yaştan beri yüzüyorum ama kendimi yüzmeye odaklamaya sanırım yedinci sınıftayken karar verdim. Havuzda yüzmeye başladım. 14 yıllık yüzücülük maceramın son yedi yılı açık deniz. Lise birinci sınıftayken antrenörümüz, Marmaris’te açık deniz yüzme yarışları olacağını söyledi. “Kimler katılmak ister” dedi. Bana cazip geldi. İlk yarışta 6 kilometre yüzdüm ve bayanlar birincisi oldum. Bu benim açık deniz yarışlarına ilk adımımdır. Sonrası kendisi geldi.

Okul hayatın nasıldı? Üniversite için ne planlıyordun?

Kafamda iki seçenek vardı. Biri şu anda okuduğum beden eğitimi ve spor bölümü; diğeri de endüstriyel tasarımdı. Babamdan gelen bir çizim ve resim yeteneğim var. Bunu da en iyi endüstriyel tasarım bölümünde yapabilirim diye düşünüyordum. Ancak daha sonra antenmanlarımın yoğunluğunu düşündüm, ikisini bir arada yapmam zor olacaktı. Yüzme tutkum, çizim tutkumun önüne geçti. Yine de kafamın bir yerlerinde çizimle ilgili hayalim canlı duruyor.

Manş Denizi’ni geçmeye nasıl karar verdiniz?

Yaklaşık dört yıl önceydi. Açık deniz yarışında tekrar derece aldım. Diğer yarışların ödül törenleri de birleştirildi. Manş Denizi'ni geçen kadınlar da podyuma çağrıldı. Ondan etkilendim. "Neden?" Dedim. Bunca yıldır yüzüyorum, adımı yazsın istedim. Şu anki antrenörüm Bengisu Avcı, Manş Denizi'ni geçmişti. Bu zorlu parkuru 22 yaşında geçti. "21'i geçtim ve yapabilirim" dedim.

 

Şimdiki hayalin nedir?

Ben de öğrenciyim. Beden Eğitimi 3. sınıf ve Spor bölümünde okuyorum. Akademik kariyer de benim için tamamlanması gereken bir parkur. Ama bununla kalmasını istemiyorum. Sporda fark yaratan bir bilim insanı olmak istiyorum. Spor adına bilimsel olarak iyi şeyler yapan bir kadın olarak anılmak istiyorum. Tabii ki dünyadaki diğer önemli parkurları da tamamlayabilirim ama ulaşmak istediğim noktada bilim ve sporu birleştiren bir rol var.

Haberin tamamını okumak için tıklayın.

Anadolu kobi içerik portalının kuruluş amacı küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin yayıncılık alanında ihtiyacı olan en doğru bilgiyi sağlamaktır.

Anadolu Kobi Üyeleri Ne Diyor?

https://www.anadolukobi.web.tr/assets/images/user-avatar-s.jpg

0 comment

Write the first comment for this!